Abdullah Öcalan, DEM Parti İmralı Heyeti ile geçen ay yaptığı görüşmede Yavuz Sultan Selim–İdris-i Bitlisi ittifakını bugünün Türk-Kürt birlikteliğine tarihsel referans göstermişti.
Odatv konuyu Soner Yalçın’ın yazısıyla tartışmaya açtı. Yalçın yazısında bahsi geçen dönemi “Türkler ile Kürtlerin ittifakı” diye anlatmanın eksik olacağının altını çizmiş, Öcalan’ın kimlikçi bakış açısıyla gerçeğin tam anlaşılamayacağı belirtilmişti. Yazıda “Saray ile Türkmen köylüsünün, Kürt beyi ile Kürt yoksulunun çıkarlarının aynı olmadığını unutursunuz…” eleştirisi yer almıştı.
Yalçın, yazısında şu noktaların altını çizmişti:
“Öcalan’ın, Yavuz-Bitlisi ittifakını ‘Türklerle Kürtlerin tarihsel ortaklığı’ diye okuması bu sınıf bakışını bulanıklaştırıyor! Çünkü:
-Osmanlı sarayı bütün Türkleri temsil etmiyordu…
-Kürt feodal beyleri bütün Kürtleri temsil etmiyordu…
Sarayın karşısında vergi, iskân ve merkezileşme baskısıyla çatışan Türkmen toplulukları vardı…
Kürt toplumunda ise bey ile köylünün, aşiret reisi ile yoksul üreticinin çıkarı aynı değildi…
Neoliberalizmin son yarım asırdır en büyük ideolojik başarılarından biri, sınıf çelişkilerini görünmez kılıp siyaseti kimlikler üzerinden okutması oldu. Etnik ve mezhepsel kimlikler öne çıkarken mülkiyet, emek ve sömürü ilişkileri geri plana itildi.”

Ortaklaşa dergisi son sayısında konuyu bir söyleşiyle ele aldı. Özkan Öztaş’ın Eski DTP Dersim Milletvekili Şerafettin Halis’le yaptığı görüşmede Öcalan’a itiraz cümleleri yer aldı.
Yavuz-Bitlisi ittifakına dair Abdullah Öcalan’ın söylediklerinin ilk olmadığını belirten Halis 25 Nisan 2025 tarihli mektubu hatırlattı:
“Mektupta Öcalan, ‘Yavuz Sultan Selim ile İdrisi Bitlisi ittifakı çok önemlidir. Osmanlı’nın Ortadoğu imparatorluğu haline gelmesinde rol oynayan Ridaniye, Mercidabık, Çaldıran Savaşları Kürt-Osmanlı ittifakının ürünüdür. Kürtler imparatorluğun asıl kurucu unsurlarından biridir’ diye yazmıştı.”
Öcalan’ın “Alevileri tarihsel hafızasını ve bu nedenle oluşan kaygıları elbette ciddiye almak gerekir” diyerek kaygı giderici bir açıklama yapmış gibi görünse de inandırıcılıktan uzak bir noktada kaldığını öne süren Halis “(Öcalan) Yavuz-Bitlisi ittifakını neden dillendirdiğine dair ikna edici bir cevap veremedi ya da vermek istemedi” diyor.
Halis’in itiraz cümleleri dergide şöyle yer aldı:
“Öcalan, ‘rönesans’ yani yeniden doğuş, aydınlanma, uyanış önerisini Alevilere değil, İdrisi Bitlisi geleneğinden kopmak istemeyenler için yapmalıydı. Güneş aydınlığına ışık gerekmez. Işık karanlığa tutulur.”