Sumud Filo’sunun Akdeniz’de Karşılaştığı Zorluklar

Sumud Filo’sunun Akdeniz’de Karşılaştığı Zorluklar
5 Mayıs 2026 tarihinde Yusuf Arslan tarafından kaleme alındı.

İktidar yanlısı medya organlarının yayınlarına bakacak olursak, sanki farklı bir gezegende yaşıyormuşuz gibi bir izlenim ortaya çıkıyor. Özellikle internet sitelerinde yer alan haberlere göre, Türkiye, ürettiği tanklar, toplar, füzeler, savaş uçakları ve gemilerle tüm dünyanın dikkatini üzerine çekiyor. Öyle ki, sanki dünya, “Bugün Türkiye nasıl bir yenilik yaptı?” diye merakla bekliyor. Ancak gerçekler, bu abartılı söylemlerin çok ötesinde.

Türkiye’nin savunma sanayiindeki gelişmeler elbette önemlidir, ancak bu durumun abartılması da dikkat çekici bir konu. Eğer gerçekten bu kadar güçlü bir ülkeysek, İran’dan fırlatılan balistik füzeler karşısında neden “NATO’ya güveniyoruz” demek durumunda kalıyoruz? Ayrıca, Rusya’dan alınan S-400 savunma sistemlerinin neden hangarlardan dahi çıkarılamadığına dair resmi bir açıklama yok.

Şimdi asıl meseleye gelelim: Faşist Netanyahu’nun, insani yardım amacıyla yola çıkan çok uluslu SUMUD filosuna uluslararası sularda düzenlediği baskın. İsrail’in son dönemdeki insanlık dışı eylemlerine gösterilen tepkiler de geçmişte olduğu gibi sadece demeçlerden ibaret kalmakta. Filonun hareket ettiği yerler, buluşma noktaları ve katılan ülkeler belli. Ancak, İsrail’in gemileri uluslararası sularda hareket ederken, SUMUD filo’suna destek veren ülkelerin donanması neden yanlarında yok?

Baskın sonrası Milli Savunma Bakanlığı’nın yaptığı açıklamada, “Türk Silahlı Kuvvetleri, insani yardım ve destek kapsamında gerekli önlemleri almaktadır” denildi. Ancak bu önlemler nelerdir? İspanya, Fransa gibi Avrupa ülkeleri ve Kuzey Afrika ülkelerinin tavırları ortadayken, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu destek veren ülkelerin neden savaş gemileri uluslararası sularda SUMUD filo’suna refakat edemiyor?

Eğer gerçekten savunma konusunda lider bir ülkeysek, sadece insanlık adına yola çıkan bir filo için uluslararası sularda koruma sağlayacak bir gücümüz yok mu? Ülkeler, İsrail’e sözde ültimatomlar verirken, “Türk askerini Kudüs’e, Gazze’ye göndereceğim” diyenler gibi demagoji yapmak istemiyoruz. İnsani yardım için yola çıkanların uluslararası sularda koruma altında olduğunu İsrail’e duyurmak istiyoruz.

“Şu füzeyi başarıyla test ettik, bu füzeyle düşmanlarımızı korkutuyoruz” yerine, manşetleri “Türkiye, Akdeniz’de SUMUD filo’sunu korumak için Filistin halkının dostlarını harekete geçirdi” şeklinde görmek daha anlamlı olmaz mı? Bu konuda bir düşünseniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir